Annemin Gözleri Aglamaktan..

Annemin Gözleri Aglamaktan Şişmişti



Babamın memuriyeti nedeniyle onun tayininin çıkmasıyla annem ile ben de babamın peşinden sürüklenir dururduk yeni durağımızda bu kent olmuştu. Babam orta ihtiyar oldukça resmi ben ve anneme bile belli bir uzaklıkta davranan biriydi annem ise babamla görücü usulü ile evlenmiş ondan 15 ıslak ufak hayata karşı sevecen çevremizden hep güzelliği ve hanımefendiliği ile takdir toplayan bir kadındı. Ben de idadi 1 e giden evin tek oğluydum.



Bu yeni şehre alışmamız annem ve benim için oldukça zordu. Daha evvel yaşadığımız yerlerden fazla farklıydı burası. Şimdiye kadar hep kendim gibi saygılı ve efendi çocuklarla beraber okuyup büyüdüğüm için yeni okuluma ve mahalleme adapte olamamıştım. Burası kavgaların ve küfürlü bağrışmaların noksan olmadığı bir yerdi. Okulumda evime yakın olduğu için aynı ortam mahallede de vardı. Okuldaki ve mahalledeki çocuklarda beni aralarına kabullenmemişlerdi benimle hep dalga geçiyor kimi sırf beğeni olsun diye tokat atıyorlardı.



Babam ise her zamanki gibi çevresine duyarsız etrafımızda olup bitenlerden habersiz görevli olduğu devlet dairesine gidip geliyordu. Bu can sıkıcı ve yalnızlık dolu hayatım veli toplantısında yaşanacaklarla tümden değişecekti. Okulum başlayalı 2 ay olmuş ve veli toplantısı zamanı gelmişti. Annem daha evvel hiç okulumuza gelmediği için onu bahçe kapısında karşılamış toplantının yapılacağı salona doğru yürüyorduk ki bahçedeki kalabalığı görünce çekinmeye başladım. Okulun ve mahallenin yargıç çetesi merdiven başında toplaşmış kendi aralarında yüksek sesli ve küfürlü bir biçimde konuşuyorlardı. Toplantının yapılacağı salona gidebilmek için onların önünden geçmek zorundaydık. Annemin yanında beni utandıracaklarından çekinerek önlerinden geçerken bir anda sessizliğe bürünüp bizi bilhassa de annemi süzmeye başladılar. “Üfff be bu yavruda kim “ “Hatuna bak” diye sözler ile annemi taciz ediyorlardı annemle bende yüzümüzü yere çevirip söylenenleri duymazdan gelerek hızlı adımlarla önlerinden geçerken annem ani yüzünü onlara çevirdi ve Cüneyt abiyle göz göze geldi ikisi kısa süre ile birbirleri ile bakıştılar.



Cüneyt abi okulumuzun ve mahallemizin yargıç çetesinin lideriydi. Herkes ondan korkar ve çekinirdi. Okuldaki kızların hepsi ona aşıktı hatta bazı öğretmenlerimiz bile. Annem ile Cüneyt abi sanki donakalmış gibi birbiriyle bakıştıktan sonra annemi veli toplantısının yapılacağı salona bıraktım ve öğretmenlerimin benim hakkında ne söyleyeceklerini merak ederek eve döndüm. Akşamleyin annem eve döndüğünde beni karşısına alıp konuşmaya başladı. Annem: Tebrik ederim yavrum derslerinin hepsi fazla iyi ama okulun hakkında duyduklarım fazla fena şeyler. Ben: Teşekkür ederim anneciğim okulum hakkında duyduklarında ne yazık ki doğru fazla belalı tipler var.



Annem: Hani şu önlerinden geçtiğimiz çocuklar mı Ben: Evet onlar Cüneyt abi diye biri de liderleri. Annem: Şu esmer uzun boylu yakışıklı çocuk değil mi. Aman yavrum sen sakın onlara uyma. Cüneyt abiden bahis ederken annemin gözlerinin içinin parladığı dikkatimden kaçmamıştı. Ertesi gün okuldayken Cüneyt abinin beni çağırdığını söylediler ben de ilk teneffüste çekinerek onun her vakit takıldığı yer olan art bahçeye doğru gittim. Beni sebep istediğini merak ediyordum. Yanına vardığımda merakım gitti. Bana annemle ilgili sorular sormaya başladı onun sorduğu her şeyi cevaplıyordum tam yanından ayrılacaktım ki bana “Yarın annenin bir külotlu çorabını getir” deyince beynimden aşağıya kaynar sular dökülmeye başladı. Ona korku içinde “ama” deyince bana “itiraz etme lan “ diye yanıt verdi. Başka çarem yoktu yoksa hayatı bana cehenneme çevirirdi.



Akşam eve vardığımda annemin iç çamaşırlarının olduğu dolabı karıştırıp bir adet ten rengi külotlu çorabı derhal çantama attım. Ertesi gün Cüneyt abiyle sözleştiğimiz yerde buluştuk ve benden istediği şeyi ona verdim eline alır almaz koklamaya önündeki şişkinliğe sürtmeye başladı kendimden utanıyordum derhal oradan uzaklaştım günlerce utancımdan annemin yüzüne bakamadım. Artık sık sık Cüneyt abiyi evimizin önünde dolaşırken görüyordum bu dolaşmaları sırasında annemle karşılaşıyor şayet annem alışverişten dönüyorsa elindeki torbaları alıp ona yardım edip ilgileniyor anneme espriler yapıp güldürüyordu . Artık tanışmışlar yavaş yavaş da içten olmaya başlamışlardı. Annem de okulumla ilgili sorular sorduğu vakit araya Cüneyt abiyi de sokuşturup onla ilgili sorular soruyordu ben de Cüneyt abinin girdiği kavgaları yaptığı hergelelikleri bir bir anlatarak annemin gözünden onu düşürmeye çalışıyordum.



Annem ise benim anlattıklarım karşısında “Aslında herkes yanlış tanıyor Cüneyt iyi bir çocuğa benziyor” diyordu. Annem yaşça fazla aka olan babamdan bulamadığı ilgiyi kendinden ufak olan Cüneytte arıyor ona karşı platonik bir şeyler hissediyordu. Cüneyt abi ise gerçekten işini biliyordu. Annemin yanında tam bir centilmenken arkadaşlarının yanında annemi nasıl becereceğini anlatıyordu. İkisinin arasındaki bu yakınlaşmadan oldukça rahatsızdım Bu rahatsızlığımda haklı olduğumu birkaç gün sonra okuldan eve dönerken evde karşılaştığım görünüm ile kanıtladım. O gün annemin semt pazarında olduğunu bildiğim için kapıyı anahtarla açarak içeri girdim.



Mutfaktan sesler geldiğini görünce kafamı mutfak kapısından uzatıp içeri baktığımda Cüneyti yere yatmış lavaboyu onarım ederken gördüm. İşini bitirmiş ayağa kalmıştı annem de ona “Yardım ettiğin için sağol Cüneyt” diye teşekkür edip musluğun çalışıp çalışmadığını denetim etmek için lavaboya eğilmişti. Tam bu sırada Cüneyt anneme arkadan sarılmaya başladı. Annem ona “Ne yapıyorsun bırak beni” dediğinde Cüneyt de ona “Sus kahpe ilk gördüğümden beri kaymak istiyorum sana” diye yanıt verdi. Ben ise kapının arkasından olanları seyrediyordum içerdekilerin varlığımdan haberi yoktu şayet müdahale edersem Cüneyt abi bana hayatı zindan azabına çevirecekti Çaresizdim. Annem ise vücudunu sağa sola kıvırarak ondan kurtulmak için çabalıyordu. Birinin duyup yardıma gelmesi için bağırıyor.



Cüneyte kendisini bırakması için yalvararak ağlıyordu. Annemin bu davranışları ise Cüneyti daha da azdırıyordu. Annemin boyu dizlerine kadar olan pileli eteğini kalçalarına kadar kaldırdı Bir eliyle annemin başını bastırıp lavabonun içine soktu ve tezgahta duran çamaşır bezini ağzının içine soktu artık annemin itirazları ve yardım için bağrışmaları boğuk bir inilti haline gelmişti. Annem çaresiz ve domalmıştı bacaklarını kapayan eteği kalçalarına toplanmış parlak ten rengi külotlu çorabının altında arkası ve bacakları parıldıyor art mabedini sadece kara dantelli külodu kapatıyordu ki Cüneyt abinin o engelleri de aşması zor olmadı.



Boştaki diğer eliyle evvel külotlu çorabı parçaladı sonrada kara dantelli külotu. Eline aldığı erkekliğini bulaşık sabunuyla yağladıktan sonra da annemin art kapısının mührünü kırıp içeri girdi. Belini ileri art devinim ettirerek zorlayarak hepsini içeri sokmaya çalışıyor beğeni sesleri annemin boğuk çıkan keder haykırışlarına karışıyordu. Uzunca bir süre pompaladıktan sonra artık darma dağın olmuş annemin art mabedinden çıkıp geriye çekildi. Doğrulan annemin gözleri ise ağlamaktan morarmıştı sersemlemiş bir halde Cüneyte abes bakışlarla bakıyordu Cüneyt abi ise ona pis pis bakıyordu annemin ağzındaki bulaşık bezini çıkarıp onu dizlerinin üstüne çömeltti. Annem sanki bilincini yitirmiş gibi teslim olmuştu ona Cüneyt ise annemin içindeyken zevkten çoşup irileşip morlaşan erkekliğini annemin yanaklarına vurarak boşalmaya başladı biçare kadıncağız yüzü gözü saçları onun tohumlarıyla yapış yapış olmuştu. İşi biten Cüneyt abi anneme “Harikaydın yavrum bundan sonra sık sık ziyaretine geleceğim” diyerek üstünü başını toparlayıp gitmeye hazırlanırken bende farkıma varmaması için odama kaçtım. Birkaç saat odadan çıkmadım daha sonra eve yeni gelmiş gibi yaptım.



O sırada babamda eve gelmişti. Anneme üstündeki durgunluğunu sorduğunda “Yok bir şeyim “ cevabını alıyordu. Yaşça aka kocasının ona yaşattığı yalnızlığı kendinden ufak bir delikanlıyla çıkarmak istemesinin acısını yaşıyordu. Cüneytin platonik aşkından gözü körleşmiş onun gerçek yüzünü görememişti. O günden sonra Cüneyt abinin okulda olmadığı günlerde evimizde annemi becerdiğini biliyordum. Annemi zorla düzerken onun çıplak fotoğraflarını da çekmiş okuldaki arkadaşlarına dağıtmıştı. Arkadaşları da annemin Cüneyt abinin altında becerilirken ki resimlerine bakıp kendilerini tatmin ediyorlar sıranın kendilerine gelmelerini bekliyorlardı. Annemin ricası üzerine de Cüneyt abi beni himayesi altına almış kimseye ezdirmiyordu bu vaziyet hoşuma gitmeye başlamıştı o beni koruyor karşılığında da annemi düzüyordu.



Gönderen: tuce_siz_asla