Fantezi4

Fantezi-4


Yaşadığım ilk deneyimden sonra o kadar çok pişmanlık duymuştum ki bir daha yaşamama kararı verdim. Ama bu düş de olsa hikayeler yazmama mani olamazdı. Size anlatacağım öykü gerçek ve yaşanmış bir öykü değildir tamamen benim fantezi dünyamda geliştirdiğim bir üründür.



En azından bunu dürüstçe söyleme gereği duydum. Bu arada gönderdiğim yaşadığım vaka bu zamana kadar ki en aka puana sahip lezbiyen hikayeymiş ilginize teşekkür ederim. Neyse gelelim hikayeme. O gün canım çok sıkkındı ve arabayla biraz gezme isteği duymuştum. Hava yağmurluydu ve ben yağmurlu günleri sevmezdim.



Arabayla gezme fikri canımın sıkkınlığını giderir diye düşünmüştüm ama yağmurla gelen trafik sıkışıklığı beni delirtmişti. Meşhur caddelerin birinde ilerde yol kenarında bekleyen küçük tefek liseli bir kız bekliyordu. Üzerinde yağmurluğu vardı ve yağmurda sanırım gidecek vasıta bekliyordu.



Üzüldüm arabaya alıp gideceği yere kadar götürme kararı aldım. Ama benden evvel bir otomobil yanaştı ama içindeki adamlarla bir iki sözcük konuştuktan sonra binmedi. Sanırım arabadakiler erkek olunca çekinmişti ve bir bayan olarak benimle daha rahat gelebilir diye düşündüm. Kaldırımda dururken yanına yanaştım. O da arabaya yanaşıp “Saati Kırk milyona eğlenceye var mısın?” dedi.



Şok olmuştum bu bebek yüzlü masum görünüşlü taze kız yaşam kadınıydı. Beni görünce şaşırdı “pardon alıcı sandım” dedi. Ben onu yağmurda bekleyen biri olarak düşündüğümü ve gideceği yere götürmek için yanaştığımı söyledim. O da teşekkür ettikten sonra arabamla uzaklaştım. Biraz ilerledikten sonra neden olmasın dedim kendi kendime.



Ve durdum bir iki saniye düşündükten sonra art vitese takıp yine kızın yanına geldim. kız şaşırdı yine geldi arabanın yanına “hayrola” dedi. sabaha kadar benimle olursa ona surat elli milyon vereceğimi söyledim. Şaşırmış bir hali vardı. Bir süre ne söyleyeceğini bilemedi. Sonra kısık bir sesle ve hafiften kekeleyerek “peki ama benim hiç aklıma gelmemişti böyle bir şey ama alıcı müşteridir” dedi. Bu galiba evet demekti.



Uzandım ve yanımdaki kapıyı açıp ona doğru kaktırdım binmesi için. Ürkek bir halde sağa sola baktı ve arabaya bindi. Sonra o Julia Roberts tarzı gülümsemesiyle “umarım sizin bayan olduğunuzu kimse anlamamıştır” dedi. Bende bunun mesele olmadığını oldukça rahat bir insan olduğumu söyledim. Ben bunları uzun uzun anlatırken o da üzerindeki yağmurluğu çıkartmıştı.



Altında bir lisenin forması vardı. Orada okuyup okumadığını sordum. Okumuyormuş ama müşterilerin liseli fantezisi için bunu giyiyormuş. “Nereye gidiyoruz” diye sordu. Aklımda bir lezbiyen arkadaşımın evi vardı oraya gideceğimizi söyledim. Bir marketten meşrubat bir şeyler ile çerez,meze,bebe yağı,çikolata vs. aldım. Bu gecenin çok farklı ve güzel geçmesini istiyordum çünkü.



Bu arada ufaktan vücudunu süzüyordum. Çok narin ve hoş bir vücudu vardı. Buğday tenli,kumral,ufak göğüslü düzgün bacaklı ve hafif makyaj yapmış bir kızdı. Epey bir yolculuktan sonra arkadaşımın evine gelmiştik. Marketteyken onu aramıştım geleceğimi söylemiştim. Anlaşmamıza göre kapıda bizi karşılayıp sonra müsaade isteyip gidecekti. Evet gerçekten de bizi karşıladı ama yanımdaki afeti görünce pek gitmek istemedi ama uzun uğraşlar sonucu onu postalamayı başardım. Şimdi kafa başa kalmıştık o derhal soyunup mevzuya girmek istiyordu.



Benim acelem yoktu. İşin tadını çıkararak sevişmek istiyordum. Önce biraları açtım. Birlikte içim keyifleniyor arada bir çok hoşuma giden bacaklarını okşuyordum. Bir serçe gibi titriyordu. Tahminen 16-17 yaşlarındaki bu kızın zaten tecrübesi ne olabilirdi ki. Dudaklarının tadına bakarken elimi eteğinin altına daldırıp külotunun üzerinden vajinasını okşayıp sıktım. Sıcacıktı orası.



Öpüşürken elleri sanki put gibi devinim etmiyordu. Onu yönlendirmek bana düşüyordu. Öpüşürken ellerini göğüslerime götürdüm. Mesajımı almış ve öpüşürken o da göğüslerimi okşar olmuştu. Sonra dizlerimi vurdum ve kucağıma oturmasını söyledim. Yavaş yavaş duruma alışıyordu. Usulca kucağıma oturdu. Ben bacaklarını okşuyor havadan sudan konuşarak onun gerginliğini azaltmaya çalışıyordum.



Bu arada usulü bilmediğim için bana hatırlattı ilişkiden evvel verilirmiş para. Ne bileyim ilk kere başıma geliyordu derhal kalktım parasını takdim ettim. Aldı ve çantasına koydu. Ayaktayken dudaklarına yapıştım öpüşürken de üstündeki gömleğin düğmelerini çözüyordum. Hoş teni ortaya çıkmış küçük göğüslerini örten sutyeni de ortaya çıkmıştı. Baktım biraz teni kokuyordu. “İstersen bir güzel yıkanalım sonra devam edelim” dedim. mahcup bir şekilde kafasını önüne eğdi ve “tamam”dedi sadece.



Onu kendi ellerimle soydum ve çırılçıplak soydum ve o muhteşem tazecik bedenini ortaya çıkardım. Kendim de bir çırpıda soyunarak onu banyoya götürdüm. Arkadaşımın evinin banyosundaki duşun suyu o kadar tazyikli akıyordu ki sanki sağanak yağmur yağar gibiydi. Suyun altına girdik onun vücudunu sıcak suyla ve sabunla okşar gibi yıkıyordum. O kadar tahrik olmuştu ki göğüs uçları irileşmişti.



Bir tur iyice köpüklenip yıkadıktan sonra göğüslerine yumuldum. Zaten ufacık olan göğüslerinin neredeyse tamamı ağzımın içindeydi. Kalp atışlarını ağzımın içinde hissedebiliyordum. Bir yaşam kadını için küçük olmasına rağmen aynı zamanda da tecrübesiz bir hali vardı. göbeğinden süzülüp vajinasına geldim. Kıl denemeyecek kadar az ve zayıf olan tüyleri hafif sarı renkte ve seyrek olarak vajinasında ayrı bir hava katıyordu. Dudakları içe doğru ve oldukça sıkı görünüyordu.



Kılların bulunduğu yer kaz göğsü gibi kabarmıştı. Hafifçe parmağımı sokmaya çalıştım ama zor giriyordu. Kafamı kaldırdım ve “ne o kız sen yeni misin?” dedim. Biraz kabul etmese de sonra yeni olduğunu söylemek zorunda kaldı. Bu benim daha da hoşuma gidiyordu. Ağzımın içine vajinasını hapsederek hızlı hızlı dilliyordum. Dilimi iyice derinlere sokarak şerbetinin akmasını sağlıyordum.



O ise ayakta olduğu halde zevkten kendini salmış durumdaydı. O kadar çok beğeni aldığı kafamı daha da bastırmasından belliydi. Ben ise iyice kafamı daldırmış kalçalarını avuçlayıp sıkıp mıncıklıyordum. Tepemizden akan duşun suyu sanki yağmur altında sevişiyormuşuz hissi uyandırıyordu bende. Bir müddet sonra bende ayağa kalktım ve yine dudaklarına yumuldum.



Biraz öncekinden daha bir şehvetle ve ihtirasla yanıt veriyordu. Galiba bunda vajinasını yalamamın rolü büyüktü. Artık küçük sevgilim tava gelmişti. Yine boynunu ve kulak memelerini emerek göğüslerine geldim. Birini emerken öbürünü okşuyor,sonra okşadığım göğsü yalıyordum. Epey bir süre bir ona bir buna saldırdıktan sonra göğüs uçlarının iyice kızardığını ve dikleştiğini ayrım ettim.



Kendimde de biliyordum bu kadar uçları dikleşince bırakın yalamayı dokunmak bile acıtır. Onun için çok devam etmedim ve aşağılara indim tekrar. O ise biraz beklememi söyleyerek klozetin üzerine oturdu ve bacaklarını iki yana açarak daha rahat yalamamı sağlayacak pozisyona olanak verdi. Bacaklarını biraz kendinden tarafa iterek kalçalarını ve baldırlarını öptüm ve yaladım.



Sonra baldırlarından vajinasına geldim. Küçük öpücüklerle başladığım işime dilimle küçük daireler çizerek devam ettim. Sonunda yeteri derinliğe çıktığımda beklenen hamleyi yaparak oldukça hızlı bir şekilde dilimi içeri sokup çıkarmaya başladım. O ise küçük hırıltılar çıkarıp gözlerini kapıyor,aldığı hazzın tadını çıkarıyordu.



Bir müddet sonra dilimin yerini orta parmağıma bıraktım. Baktım oldukça rahat giriyor ikinci parmağımı da soktum. Çok hoşuna gitmiş olmalı ki bana “daha hızlı sok” diye telkinde bulunuyordu. Bende onun bu isteğini yerine getiriyordum. Bizim ufaklığın gül bahçesinde goncalar açmaya başlamıştı artık. Derken ayaklarının titrediğini ve yüzünün kıpkırmızı olduğunu hissettim



Boşalmak üzereydi. Derhal ağzımı vajinasına tekrara dayadım ve bal şerbetinden doyasıya içtim. Bizimki bu şiddetli orgazmın etkisinden kurtulamamıştı daha. Sanki baygın gibi olduğu yerde duruyordu. Bir müddet sonra kendine geldi ve yine konuşmaya başladı. “Harika bir şey hadi bir daha yapalım” diyordu. Onu yerinden kaldırdım ve oturduğu yere ben oturdum bacaklarımı iki yana açıp vajinamın üzerine şaplaklar vurdum. Mesajımı almıştı hiçbir şey karşılıksız olmazdı. Her şey sıraylaydı.



Sıra da ondaydı şimdi o yalayacaktı. Bizim ufaklık ilk kere bir vajina yalıyordu. Biraz acemice de olsa beni zevklendiriyordu. Ama işini yarıda kesip göğüslerimi yalamaya başladı. Doğrusunu söylemek gerekirse göğüslerimi vajinamdan daha iyi yalıyordu. Baktım beni parmaklarıyla zevke getirmek istiyor derhal duruma müdahale ettim ve kafasını aşağıya bastırdım. Bu yala demekti.




Hemen eğildi yalamaya başladı. Oldukça hızlı yalıyordu ve benim içimde karıncalanmalara neden oluyordu. Aldığım zevkten bacaklarım uyuşmuştu. Benim vajinam onunkine nazaran daha aka ve geniş olduğundan suratını gömmüştü vajinama. Bacaklarımı omzuna almış vajinama daha da dalmıştı. Uzun süredir dolu olduğumdan boşalmam uzun sürmemişti ve suratına patlamıştım. Bizimki boşaldığımın farkında değildi ve hala devam ediyordu. Bende bırakmasını istemiyordum zaten.



Bir ara soluk olmak için kafasını kaldırdığında suratının cilalanmış gibi şekli hoşuma gitmişti ve onu kendime doğru çekip kendi beğeni sularımı suratından yalamayı ihmal etmemiştim. Onun yüzünün tadımıydı benim beğeni sularımın tadımıydı bilemiyorum ama ağzıma tarçın tadı gelmişti. Suratını emerek ve yalayarak temizledikten sonra yine aşağıya inip işine devam etti. Bacaklarımı iyice kaldırıp kalçamın deliğini de yalıyordu. Tanrım! Bu ne müthiş zevkti öyle.



Vajinamda parmakları kalçamda dili beni uçuruyordu adeta. Bende daha da derinlere dalması için kalçamı ona daha da bastırıyordum. İkinci kez boşalırsam biraz dinlenmem gerektiğini biliyordum. Kesmesini istemem lazımdı ama bir o kadar da beğeni alıyordum. Ben bu fikirlerin girdabındayken bizim kız vajinamdaki parmak sayısını ikiye çıkarmıştı bir parmak da arkama sokmuş yalamaya devam ediyor parmaklarını içimde titrettiriyordu.



Nasıl anlatsam bilemiyorum ama aldığım zevki ve içimdeki o hoşluğu size bir örnekle tanımlayabilirim. Hani çok tatlı yersiniz ve su içmezsiniz de içinizde bir baygınlık ifadesi olur. Ya da çok koştuğunuzda kalbinizin atışları ile bedeninizde hoş bir yorgunluk ifadesi belirir ya işte benimde içimdeki vaziyet öyleydi. Artık zevkten sağı solu tırmalamaya dudaklarımı ısırmaya başlamıştım.



Artık kopma noktasındaydım ve doruktaydım bir çağlayan misali boşaldım. Bu sefer minik sevgilim boşaldığımı beğeni sularımın onu boğmasından anlayabilmişti. Beğeni sularından boğulan ilk insan olarak neredeyse tarihe geçecekti. O kadar çok boşalmıştım ki sularım yüzünden boynuna oradan da göğüslerine kadar süzülüyordu.



Ben bir süre kendimi toparlamak için klozette otururken o ise banyo yapıp kendine gelmeye bana bakarak kendini okşamaya devam ediyordu. Ben yine o halde tahrik olmuştum. Sıcak su vücudunu pembeleştirmişti. Suyun ıslaklığı vücudunu parlatıyor oldukça hoş ve etkileyici bir manzara sergiliyordu.



Göğüslerinin arasından sızan su vajinasına kadar ulaşıyor ve o genişlettiğim yarığından aşağıya süzülüyordu. Sonra sırtını bana dönüyor köpüklü su harika kalçalarının arasından süzülüyordu. Daha çok dayanamadım ve kalktım duşun altına onun yanında gittim ve şeker pembesi dudaklarına yapıştım. Belinden tutup kendime çektim ve bedeni bedenime değiyor oldukça hoşuma gidiyordu. Sonra kendini geriye bıraktı vajinası vajinama deydiği halde göğüslerini ağzıma verdi. Yine emmeye başladım.




Bir müddet sonra artık duş faslından sıkıldığımı anladım. Onu kolundan tutarak döşek odasına götürdüm. Bu yatakta arkadaşım ne cevherlerle birlikte olmuştu kim bilir. Harika bir çift benlik yataktı. Yatağın yanında dev bir ayna ayak ucundaki dolabın aynası ve tavandaki ayna tam bir sevişme için hazırlandığını gösteriyordu. Yatağa sırtüstü yatmıştı. Bende arkadaşımın çekmecesinden vibratör,protez penis vb. şeyler arıyordum.



Bulamayınca arkadaşımı aradım. Epey bir zorladıktan sonra yerini söyledi. Açtığım yerde muhtelif vibratörler buldum. İçinden çatallı penis ile iri dinozor penis aldım. Tuvalet masasından kremi aldım. Gülümsedi ve “kreme gerek yok işin zevki acısında” dedi. Benim için hava hoştu. Derhal vajinasına yumuldum. Yan duruyordum onunkini yalarken o da benimkini okşuyordu.



Ona daha rahat bir pozisyon sağlamak için altmış dokuz pozisyonuna geldim. Artık ustalaşmıştı vajinamı oldukça yalıyordu. Bende onunkini iyice yalayıp gül goncasını açıyordum. Parmaklarımla iyice aralayıp dilimi oldukça derinlere daldırıyordum. Parmaklarım ve dilimle yaptığım darbeler onun sulanmasına neden oluyordu. Bu arada benim durumumda hiç farklı değildi. Sularımın akmaya başladığını hissediyordum.



Bu arada elimdeki dinozor penisi yavaş yavaş sokmaya başlıyordum ama sanki önünde bir duvar vardı,gitmek bilmiyordu. Baktım olmuyor. Üzerinden kalktım ve iyice açıp yalamaya devam ettim. İkinci parmağımı iyice alıştırdıktan sonra üçüncüsünü sokmaya çalıştım zorda olsa anca girmişti. Fakat zor ilerliyordu. Bir müddet sonra üçüncü parmağa da alışmış altımda kıvranıyordu.



Dinozoru bırakıp çatal penisin anal kısım için olan ince tarafını sokmaya başladım. Minik sevgilim ahlayarak ohlayarak aldığı zevki dile getiriyordu. Ben vibratörü vajinasına sokup çıkarırken aynı zamanda minik göğüslerini emiyordum. Artık vibratör içinde alışmış çatal penisin öbür tarafını sokmanın zamanı gelmişti.



Onu köpek duruşu pozisyonuna getirdim. Biraz evvel vajinasının beğeni sularıyla bulanmış olan ince olan penisi arkasına,vajina için hazırlanmış kalın olan tarafını da vajinasına soktum. Şimdi aynı anda iki deliği de dolmuştu. Gidip geliyordum içinde. O ise yastıkları çarşafları dişliyor asılıyor hırlıyordu. Minik sevgilim kan ter içinde kalmıştı.



Sırtından kayan ter damlalarını yalıyordum. Ya acıkmıştım yada sapıtıyordum iyice. Biraz evvel beğeni suyunu tarçın tadında hisseden ben şimdide ter damlalarından süt tadı alıyordum. Üzerine çıkmış çatal penisi sokup çıkarırken vajinamı beline dayamıştım. Aynı anda boynunu sırtını emiyor kulaklarını emiyordum.



Kulağına aşk sözleri fısıldıyordum. Minik sevgilim gözlerini kapamış aldığı hazzın zevkin tadını çıkarıyordu. Bir ara aklıma boşta kalan dinozor penis geldi. Onu da eline tutuşturdum ağzına alması için. Şimdi abes delik kalmamıştı. Bir müddet sonra bizimkinin ayaklarının titrediğini ayrım ettim ve resmen beni taşıyamayarak yığıldı ve güzel bir orgazm yaşadı.



Bu beğeni dalgasında yığılmış kalmışken ani döşek odasının kapısının açıldığını ayrım ettim. Ev sahibesi arkadaşım çırılçıplak belinde protez penis elinde de bir adet daha duruyordu. “Bunu arıyordun değil mi? bunsuz tadı çıkmaz aşkım” diyerek elindeki bana doğru fırlattı. Göz ucuyla minik sevgilime baktım onaylar bir şekilde gözlerini kapadı. Derhal arkadaşımın attığı külot şeklinde penisi taktım belime.



Bu arada arkadaşım ufaklığı kucağına oturtmuş gidip gelmeye başlamıştı bile. Bende boşta kalan deliğini doldurdum. Minik sevgilim her iki deliğinin de ritmik şekilde doldurulup boşaltılmasından aldığı hazzı inlemeleriyle belli ediyordu. Arkadaşım sevgilimin minik göğüslerini de emmeyi ihmal etmiyor arada bir de bu tanrıçayla tek başıma seviştiğim için bana kızıyordu.



Arkadaşımla yer değiştirmenin vakti gelmişti. Sevgilimi sırt üstü yatırdım. Ve vajinasına derin bir yolculuğa çıktım. Arkadaşımda suni penisi ağzına vermişti. Arkadaşım kızın göğüsleri üzerine oturmuş bir halde bana sırtı dönüktü. Bende fırsattan istifade arkadaşımın da kalçalarını okşuyordum. Arada bir parmağımı art deliğine sokup çıkarıyordum. Bu arada sevgilime gidip gelmeyi de ihmal etmiyordum.



Aklıma şeytani bir düşünce gelmişti o an. Derhal uygulamaya koyuldum. Arkadaşıma sevgilimi köpek duruşu pozisyonuna getirmesini ve vajinasına girmesini söyledim. Onlar dediğimi yaparken bende kremi alıp gelmiştim bile. Arkadaşıma sokma işleminin tamamlanmasından sonra iyice eğilmesini söyledim.



Deliğini iyice kremledikten sonra bende onun arkasına girdim. Şimdi tam bir trencilik oynuyorduk. Biraz ritmi tutturmamız zor oluyordu ama yine de zevkli bir şeydi. İlk boşalan arkadaşım sonra da sevgilim olmuştu. Beni boşaltma görevi de oral seks yaparak arkadaşımla sevgilime düşmüştü.




O akşam bizim için final banyoda tamamlandı. Minik sevgilim bir serçe misali koynumda çırılçıplak yatarak sabahı etti. İşte arkadaşlar bir münasebet yaşamaya daha cesaretim olmadığı için aklımdan geçen fantezi türü bir öykü yazdım sizlere umarım beğenmişsinizdir.



Gönderen: Cellin